3 Şubat 2009 Salı

kapanış

sonunda sıkışıp kaldık şarkılarda
nakaratlar arasında
ayırt edemiyordum ikimizi
derinlemesine incelemelerimde
ümitler son bulmuyor bende
her şarkı ikimize
gel-gitlerle dolu satır aralarındayız
bilinmezlerde yine
gidemiyorsun kararsızlığınla
kal diyemiyorum gururumla
hep arada kalmalar var
bulutlar yağmura hasret bırakmaya yeminli
hafif bir esintiyle
kokun eşliğinde
nefes alışlarım
kalp atışlarım
adımlarım
karışıyorlar bünyemde
şarkılara malzeme olmanın
acısını yaşıyorum kendimle
hiç istemiyordun belkide
dillerde dolanmak
belirsizliğin kavuruyor
daralıyorum sende yine
tüm algısızlığım hizmetinde
ruhumla peşinde
hazediyorsun sende
ruhum her peşine düştüğünde
bende sendeyim diye
ama zaten ruhumu
ben getiriyorum sana
bir bilebilsen hissetsen keşke
bencil duvarlarının yağlı boyalarını sıyırıp
koşabilsen bana tüm cesaretinle
gitme diyebilsen yine
inandırabilsen
yargılarımı parçalasan tırnaklarınla
mahvetsen belkide
ama hissettirsen yinede
boşuna olduğunu bildiğimiz halde
hep gitmeye hazır dursan
kapı önünde
misafirperverliğime inatla
ama kapıyı kilitlediğimi bilmeden
gidip-gelsen volta atmalarınla
kaldım içerde artık ben
demir parmaklıklar örülüyor durmadan
sende kapı önünde
anahtarlar yok artık
çilingirleri öldürdüm zehirlerimle
kapının önünden hiç gideme diye
pencelerimi siyaha boyadım
pancurlarım açılmaz artık belkide
kokun esmiyor rüzgarla buralarda artık
güneşte yok,yağmurda
sende ,bende
demir kapılar ardındayım yine
ilk bulduğun yerde
batan güneşi bile göremedim doyasıya
daha doğuşuna doyamadan
alışamadan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder